24 Nisan 2011 Pazar

Ne Yaptın Roy...















Az önce sona eren maçtan sonra dayanamadım duygularımı yazmak istedim.Nba'de batı konferansında 3. ile 6.'nın eşlemesinde Portland Blazers 84-82'lik skorla Dallas Mavericks'i mağlup etmeyi başardı ve seriyi 2-2'ye getirdi.

İzlediğim en inanılmaz maçlardan biriydi.Maça iki takımda kısır döngü içersinde başladı kötü şut yüzdeleri, saçma top kayıplarıyla ilk çeyrek başa baş geçildi.İlk periyotun skoru:16-11 Dallas'ın üstünlüğü ile geçildi.İkinci periyotta ise Portland ritmini bulamadı ama periyotun sonuna doğru yaşanan gerginliklerle ve sürekli serbest atış çizgisine giderek Aldridge'nin kötü oynadığı ilk yarıda bile sadece 2 sayıyla soyunma odasına gittiler(37-35)

İkinci yarıya Dallas ağırlığını koyarak başladı.İlk önce oyunu kontrolüne aldı ve verimsiz oynayan Portland hücumunuda iyi savunarak farkı 20 sayıya kadar çıkardılar ve 3.periyotuda 67-49 önde kapadılar.

Son çeyrekte ise son iki sezondur dizinden sakatlıklarla boğuşan, bu süre zarfında atletizmi erozyona uğrayan, hatta daha Ocak ayında iki dizinden de ameliyat olan, doktorların dediği gibi eski formuna kavuşması imkansız olan, ama cesur yüreğinden hiçbir şey kaybetmeyen BRANDON ROY takımına müthiş bir liderlik yaparak, gitti denilen maçı, gitti denilen seriyi tek başına kurtardı.Attığı 24 sayısının hepside zor pozisyonlardı özellikle sakatlıklardan dolayı yıpranmış bir oyuncu için.Maçın son 2 dakikasında attığı 12 sayı(bu 12 sayının biride 3+1 idi) ve gösterdiği dik duruş zaten önceki senelerdende kırılgan olan Dallas'ı nakavt etmeye yeterdi.Bu da yetmedi maçın bitimine 39 saniye kala attığı atışla takımına galibiyeti getirdi.

Yani kısacası Roy'un yaşadıkları ve bu maçtaki destansı performansı sadece Hollywood filmlerinde görülebilir.Bir kez daha gördümki basketbolda tıpkı hayattaki gibi son ana kadar hiçbir şey belli değil.Helal olsun Brandon ROY...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme